E-Bülten

Haberler





Sözlük

Döviz

1 $ = 1,75 TL
1 € = 2,33 TL
75569 Ziyaretçi

DÖRTYOL TARİHÇESİ

                                                  DÖRTYOL ADI ve TARİHÇESİ

 

            Dörtyol’un kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1870 li yıllarda kurulduğu tahmin edilmektedir. Dörtyol ismini, kurulurken şimdiki çarşı içinden dört ana yöne giden yollardan dolayı almıştır. İlk kurulduğunda Cebelibereket (Osmaniye) mutasarrıflığına, ilçe olduktan sonrada Adana (Seyhan), 23 Temmuz 1939 tarihinde Hatay’ın anavatana katılması ile bu tarihten itibaren Hatay iline bağlı bir ilçe olmuştur.

 

 

MİLLİ MÜCADELEDE İLK KURŞUN

 

            l. Dünya savaşının sona ermesi ve Mondros Mütarekesinin imzalanmasından sonra, 11 Aralık 1918 ‘de Fransızlar Dörtyol’u işgal ettiler. Fransızlar bu işgalde 400 Ermeni den oluşan bir Fransız taburundan faydalanmışlardır. Bu işgal birliğine bağlı askerler, Türklere ait 12 evi basarak eşya, mal ve paralarının gasp etmiş, bir kadını boğazından yaralamış ve Osmanlı jandarmasını kasabadan çıkarmışlardır.

 

İşte Ermeni şiddet hareketlerinin daha öncelerinin Türkler arasında yol açtığı hoşnutsuzluk, Ermenilerin Fransızların desteğinde bölgeyi işgal edeceği söylentilerinin yayılması ve gerçektende Fransızlarında işgal sırasında Fransız askeri üniforması giydirdikleri Ermenileri, işgal kuvvetleri arasında yer vermeleri ve bunların işgalle birlikte hareket, gasp, yaralama ve öldürme olaylarına girişmeleri Türk ve Müslüman halkın, Dörtyol, Adana ve havalisinin işgal eden Fransız ve Ermenilere karşı sert tepkiler göstermesine yol açmıştır.

 

Fransızlar, işgali takiben daha önce Suriye ve Lübnan’a göç ettirilen Ermenileri Dörtyol’a ve çevrenin diğer şehirlerine naklederek yerleştirdiler. Kısa zamanda Dörtyol’a yerleştirilen Ermenilerin sayısı on iki bin kişiye ulaştı. Kısa zaman sonra Dörtyol ve yakınlarına yerleştirilmiş olan sivil Ermenilerde, Fransız işgal kuvvetlerinden destek ve cesaret alarak Dörtyol civarındaki köylere baskınlar düzenlemeye başladılar.

 

İşgalden bir hafta sonra, yani 19 Aralık 1918 tarihinde Özerli köyünde Ermeniler Türklere ait hayvanlara el koyarak zorla alıp götürmek istediler. Buna katlanamayan Ömer Hoca oğlu Mehmet Çavuş (Mehmet Kara) çatışmaya girdiği Ermenilerden ikisini vurarak, Kara kese köyüne kaçtı.

 

Ermenilerin bu olayı Fransızlara bildirmesi üzerine, sayıca daha fazla bir müfreze ile Kara kese köyüne taarruza geçen Fransızlara karşı köyüler taşlardan kurdukları barikatlarla yolu kapattılar. Yaklaşan Fransızlara ilk ateş açan ve “Ateş” emrini veren Mehmet Çavuş ve köylüler 15 Fransız askerini öldürdüler. Neye uğradığını şaşıran Fransızlar Dörtyol’a çekilmek zorunda kaldılar.

 

Yakın zamana kadar Milli Mücadelede “İlk Kurşun”un İzmir’in işgali sırasında gazeteci Hasan Tahsin’in (Asıl adı Osman Nevrez) Yunanlılara attığı kurşun milli mücadelenin ilk kurşunu olarak biliniyordu. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, milli mücadelede düşmana karşı sıkılan “İlk Kurşun”un (İzmir’in 15 Mayıs 1919’daki yunalılara sıktığı ilk kurşundan 5 ay önce) 19 Aralık 1918 tarihinde Dörtyol’da, Dörtyolluların yiğit evladı Mehmet Çavuş (Mehmet Kara) tarafından atıldığını ortaya çıkarmıştır.

 

Dörtyol civarındaki Çaylı köyünden Mehmet oğlu Kara Hasan Paşanın kardeşi Mustafa, Ermeniler tarafından Kurt kulağında şehit edildi.Yöre halkı canını ve namusu kurtarmak için her türlü imkanı kullanarak silah satın almaya başladı. Kara Hasan’da Fransız ve Ermenilerden kardeşinin intikamını almak için Gavur Dağlarına çıktı.Mal ve hayvanlarını satarak silahlanan yöre halkı da Kara Hasana katıldılar.


Böylece, zamanla sayıları 300-400 ‘e varan bir Milli teşkilat ortaya çıktı. 1919 yılı başlarında harekete geçen Kara Hasan ve çetesi de, Türkiye’de işgal güçlerine karşı Milli direnişi ilk başlatan teşkilat olmuştur. Kara Hasan’a halk “Paşa” unvanı verdi. Çetesi de Kara Hasan Paşa Çetesi” olur. Kara Hasan Paşa,

 Fransız ve Ermenilerin korkulu rüyası, halkın dilinde bir milli kahraman olur. Kara Hasan Paşa, Türkiye’nin en büyük Kuvayi Milliye teşkilatını kurarak, Fransız ve Ermenilerle mücadele ederek 9 Ocak 1 922’de düşmanları bu vatan toraklarından kovulmasını sağlamıştır.


 

ATATÜRK ve DÖRTYOL

 

Milli Mücadelede Dörtyol’un önemini ve kahramanlıklarını bilen Mustafa Kemal Atatürk çok sevdiği bu şehre 14 Ocak 1925’de eşi Latife Hanımla birlikte gelmiştir.16 Mayıs 1926 tarihinde ikinci olarak 14 Şubat 1931 tarihinde de üçüncü kez gelmiştir.”Türkiye’de benim en sadık dostlarım Dörtyol’dadır.” demiş.”Emekliye ayrılınca Dörtyol’a yerleşeceğini” söylemiştir.

 

Dörtyollular Atatürk ve kız kardeşi Makbule Hanıma birer ev vererek Dörtyol’da kalmasını ve Hatay meselesini buradan halletmesini istemişlerdir. Atatürk, l-latay meselesini halletmek için kurdurduğu “Hatay Ergenlik Cemiyeti”‘nin bir şubesini de Dörtyol’da açmıştır. Atatürk’ün deniz kenarında (devlete bağışladığı) geniş alanda bir çiftliği ve bir evi bulunmaktadır.

 

COĞRAFİ KONUM VE ÖZELLİKLERİ

 

            Doğusunda Amanos dağları ve batısında Akdeniz ile çevrili, Adana- Hatay (Antakya) E-5 Uluslarararsı Karayolu üzerinde kurulmuş bir kenttir.

Amanos dağları ile Akdeniz arasında uzanan şerit görünümünde bir ova üzerinde kurulmuştur. Sahil boyunca uzanan toprakların veriminin yüksek oluşuna karşın, Amanosların eteği oldukça taşlı ve kıraçtır.

 

            İklim yönünden tipik bir Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü Dörtyol’da yazları sıcak ve kurak, kışları ılıman ve yağışlıdır. En çok yağış alan aylar Şubat ve Mart aylarıdır. Haziran ve Ağustos ayları ise yağışsız ve kurak geçer.

 

DOĞAL ZENGİNLİKLERİ

 

            Genellikle tarımsal kollarda narenciye ve tufanda sebzeler yetişir. Narenciyelerden en çok portakal, mandalina, Greyfurt ve limon, sebzelerden ise fasulye başta gelen toprak ürünlerdir. her yıl 5 ile 8 bin dönüm araziye fasulye ekilmekte olup, Diğer ürünler ise tahıl, kavun, karpuz ve çeşitli sebzelerdir.